Üç Buçuk (2.Sürüm)

3,5 Üç Buçuk (2.Sürüm)

İlk yazımdan sonra büyük bir heyecanla beklemediğinizi biliyorum. Yazmam konusunda pek ısrar da olmadı, bir iki eş dost ve yakın arkadaş dışında tabi. Ama ben, en azından kendim için, yazmamın faydalı olacağını düşünüyorum.

Geçen ki yazımızda üç buçuğun tanımlarını yapıp ardından buçukların birer dönem olduğundan söz etmiştik. Ve bu dönemlere kısmen değinmiştik, üç buçuğa doğru gelmiştik.
Bu yazımda anlatacağım konu ise yakın arkadaşların hatta durun öyle demeyeyim özellikle aynı sınıfı paylaştığınız insanların mekanikleştiği ve garipleştiği hallerini anlatacağım. Bahsettiğim döneme kadar gezildi, görüldü ve öğrenildi. Fakat bir tek gezilen ve görülen kısmı doğru. Çünkü öğrenmiş olunsaydı ben bu yazıyı yazmazdım ve üç buçuk olmazdı.
Hep bir hayaller vardır. Sanki hepimiz okuldan çıkınca işimiz garanti gibiymiş bakarız. Ancak bu son dönemde işler biraz değişir. Mesela bir anda herkes yüksek lisans yapmaya karar verir. KPSS’ ye hazırlanır. Ee hani işin vardı. KPSS’ den yeterli puanı alıp atanırdın. Olmadı dimi.

  • G: “Merhaba. Mesut ne haber” dersin.
  • M: “O iyi Gökhan. Senden ne haber” der.

Gayet güzel ve samimi bir sohbet içten.  Tabi sohbet koyu devam eder konu aynı yere gelir.

  • G: “E ne yapmayı düşünüyorsun okulda bitiyor. Az kaldı? Yüksek lisans ALES falan?”
  • M: “Kim ne ALES’ i çok yoğunum uğraşamam, peki ya sen ne yapacaksın?”
  • G: “Bende ya ne işim var” denir.

Sohbet orada biter. İki arkadaş ayrılır. Evli evine köylü köyüne gider. Tabi bütün herkes arasında mutlaka bu konuşma geçer. Büyük gün gelir çatar. Sınıfın yarısı aynı okulda denk gelir. Aynı okulda ALES’ e birlikte girerler. Gökhan ve Mesut birbirlerine bakarlar, bakışlarında bir arkadaşa bakıp çıkacağım ifadesi vardır. Tabi kimse yemez bu yalandan bakışları. Sorular başlar:

  • G: “E hani girmiyordun olum sen?”
  • M: “Ya bir kendimi ölçeyim dedim. Peki ya sen?”
  • G: “Bende öyle kenarda bulunsun dedim.”

Şimdi birçoğunuz bunu okurken bana gıcık olmuş olabilir, mevcut olanınki katlanmış olabilir, onaylayanlar helal olsun da diyebilir. Ancak olan budur arkadaşlar, gerçek budur. Bu durumun ardından herkes birbirini çekiştirmeye başlar.  “Bak gördün mü girmeyeceğim diyordu sınava girmiş.” E peki sen ne yaptın sende girdin. Sende girmem demiştin.
Toparlayalım hemen. Bu durumları neden anlatıyorum. Bunları yaşayacaksın iletişim okumayı düşünen kardeşim. Çünkü senin okuduğun bölümde iş imkânın az fakat o az olan işi arayan insan çok fazla.  Avın az olduğu yerde avcılar birbirini düşürürlermiş önce. -Bunu şimdi yazdım iyi oldu sanki. Bunları yaşamamak için planını önceden yap, hedeflerini önceden belirle ve söylemekten çekinme. Eğer bu dediklerimi yapmaz isen garip bir rekabetin içinde çamura saplanmış bulursun kendini. Sistemin istediği mekanik insana dönüşürsün. Ve inanın kalbi temiz olana her şeyin en iyisi nasip oluyor. Bu yazdıklarım bu üç buçuk yıl boyunca edindiğim deneyimdir. Yaşadım ve sonunda yazıyorum.

E değerli okur devamını bekle daha yazacak çok deneyimim var…




Devamını oku:
uplifers2-20162501075638420
Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız...

Kapat