mustafa kemal

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SWOT ANALİZİ

“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır! Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!”

Böyle söylemişti Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.

Son derece açık ve net ifade etmişti amacını, zaten huyu değil mi kısacık cümlelere dahice mesajlar sığdırmak? Üstün bir iletişim uzmanı olduğu hemen her cümlesinde kendini belli etmiyor mu?

Dünyanın gelip geçici olduğunu, kendisinin de bir gün öleceğini söylemişti. Bu bilinmeyen bir gerçek değildi olağandı ancak dikkat çektiği asıl nokta; bu ölümle düşmanların yaşayacağı sevinci kursaklarında bırakmayı başarmasıydı. Mesajı tam doğru yere dokunduruyor: Türk halkına olan güveni, milletinin azmine ve çalışmasına inancı ile kimseye boyun eğmeyeceğimizi direkt belli ediyordu. Ölümünde dahi yenilmiyor ve milletin boynunu bir kez daha dik tutuyordu.

Çünkü “Ama” diyordu. “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!” mesaj belliydi.

İlerleyen süreçlerde ekliyor, gerçekçi düşünüyor ve düşmanını iyi tanıyordu. Nereden ve nasıl geleceklerini biliyor, bunun karşısında duracak en önemli kuvvetimizin ne olduğunu gün gibi ortaya koyuyordu:

Ey Türk Gençliği!” hedef kitle gayet açıktı. Milletleri millet yapan yegane dinamik : Gençlik.

Mesaj da çok açıktı:

“Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”

Durum analizi ve akabinde uygulama stratejisi en şeffaf haliyle ortada:

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

Tehditler belli:

Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Zayıf yönler elbette var:

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Güçlü yönler ise kısa ve netti:

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

“Peki ya fırsatlar nerede?” dediğinizi duyar gibiyim, Gençliğin ikinci kez tekrarı “Ey Türk istikbalinin evlâdı!” cümlesi ise yegane fırsatın da hedef kitlenin kendisi olduğunu belli ediyordu. Çünkü hedef kitle her ne kadar bizdense de bir o kadar da bizden değildi. Bu muazzam bir farkındalık tam anlamıyla dahi işiydi. Günümüzde hiç bir sorumluluk almayan ve başı boş bırakılan nesillerin nasıl harap olduğunu ve bizden biri değilmişcesine hareket ettiğini düşünürsek bu toplumsal bir mühendislik bilgisinin ispatıydı. Bu yüzden gençlere sorumluluk verilmeliydi, öyle ucuz bir sorumluluk da değil Türk Gençlerine yakışır bir sorumluluk verilmeliydi. Bu yüzden sorumluluk: Bu vatanın kendisi: Cumhuriyet!.. olmuştu.

Kısacası “..Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!” öyle gelişi güzel söylenmiş bir söz değil ciddi bir “bilimsel” tezin ortaya çıkardığı sonuç cümlesiydi. Bu tezin özetine “Gençliğe Hitabe” tezin uygulamalı/ispatlı haline ise “Türkiye Cumhuriyeti” ismi konmuştu.

..Velhasıl dilim döndüğünce, ölümünün 77. yıl dönümünde Mustafa Kemal’in bize bıraktığı mirası iletişim yönüyle swot analizini baz alarak nacizene anlatmaya çalıştım. Bu vesileyle başta Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşları olmak üzere tüm aziz şehitlerimizin ruhlarının şad, mekanlarının cennet olmasını Allah’tan diliyor geride kalan bizlere ise bu kutsal emanetlere layıkıyla sahip çıkabilmemiz temennisinde bulunuyorum..



21 Mart 2014- 23 Aralık 2015 tarihleri arasında Dükkan, Pratik Akademi Departmanı Kurucu Koordinatörlüğü yürütmüştür. 2016 yılında mezuniyetinin ardından Medya PRatik PR ajansını kurmuş faaliyetlerini aktif olarak orada sürdürmektedir. Sosyal girişimcilik ve iletişim alanında uzmanlaşmak amacındadır.


Devamını oku:
ala
Büyük Duayeni Kaybettik

Halkla İlişkiler sektörünün duayenini, büyük öğretmenimizi kaybettik. Kendisine Allahtan rahmet, ailesine ve diğer sevenlerine sabır diliyoruz. Acımız derin, acımız büyük....

Kapat